Ana Sayfa/Yayınlar & İçgörüler/Duyurular/YARGITAY ZAMANAŞIMI DEF'İ HAKKINDA OLUMLU YA DA OLUMSUZ BİR KARAR VERİLMEDEN HÜKÜM KURULMASINI HATALI BULDU
Duyurular
YARGITAY ZAMANAŞIMI DEF'İ HAKKINDA OLUMLU YA DA OLUMSUZ BİR KARAR VERİLMEDEN HÜKÜM KURULMASINI HATALI BULDU
04.06.2024
Adalet Bakanlığı, davalının 11.03.2020 tarihli cevap dilekçesinde yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'i bulunduğunu belirttiğini, mahkemece davalının zamanaşımı def'i değerlendirilerek öncelikle bu hususta bir karar verilmesi gerektiğini, ancak davalının zamanaşımı def'i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin tahkikata geçilerek hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek, kararın kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir. Bu sebeple, uyuşmazlık, zamanaşımı defisi değerlendirilmeksizin karar verilmesinin kanun yararına temyiz konusu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması nedeniyle dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmez, sadece onu eksik bir borç haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır. Zamanaşımına uğramış bir borç, ifa edilebilen, fakat dava edilemeyen eksik bir borçtur. Zamanaşımı hukuki açıdan def'i niteliğindedir. Borçlu, zamanaşımı def'inde bulunarak alacağın zamanaşımına uğradığını ve dava edilebilme niteliğini kaybettiğini ileri sürebilir. 6098 sayılı Kanun'un 161. maddesine göre, zamanaşımı ileri sürülmezse hâkim bunu kendiliğinden dikkate alamaz. Bir alacağın zamanaşımına uğraması için zamanaşımı süresinin geçmesi gerekir. Zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde ve kabul edildiğinde, hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkar ve mahkemenin işin esasına girip incelemesi mümkün olmaz. 6100 sayılı HMK'nın 142(1) maddesi uyarınca hâkim, ön inceleme duruşması tamamlandıktan ve tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süreler ile zamanaşımı itiraz ve def'ilerini inceleyip karara bağlamak zorundadır.
Somut olayda, davalı tarafın cevap dilekçesiyle zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, zamanaşımı def'i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulması hatalı olmuştur. Bu nedenle, Yargıtay kanun yararına temyiz isteminin kabulü ve İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması gerektiği sonucuna ulaşarak kararın sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.
İlgili kararın detaylarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Layout 1 (resmigazete.gov.tr)