Canlı Yayımlanan Reality Show Niteliğindeki Programlarda Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Rehber
Kişisel Verileri Koruma Kurumu ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) iş birliğinde hazırlanan “Canlı Yayımlanan Reality Show Niteliğindeki Programlarda Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Rehber”, 12 Mayıs 2026 tarihinde Kurumun konferans salonunda düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna tanıtılmış olup, hâlihazırda yayıncı ve yapımcı kuruluşlar bakımından başvurulacak temel referans metin niteliğini taşımaktadır. Tavsiye niteliğindeki Rehber, gündüz kuşağında canlı yayımlanan reality show niteliğindeki programlarda; hazırlık aşamasından başlayarak yayın ve yayın sonrası süreçler ile eş zamanlı internet platformlarındaki tekrar yayımları da kapsayacak şekilde gerçekleştirilen ve 6698 sayılı Kanun kapsamında istisna sayılmayan kişisel veri işleme faaliyetlerine ilişkin olarak yayıncı ve yapımcı kuruluşlara yol göstermeyi amaçlamaktadır.
Rehberin hazırlanmasının temel gerekçesi, canlı yayımlanan gündüz kuşağı programlarında kişisel verilerin hukuka aykırı işlendiğine yönelik olarak Kuruma iletilen ihbar ve şikâyet sayısındaki ciddi artıştır. Rehberde; ifade özgürlüğü istisnasının sınırı, veri sorumlusu sıfatının yayıncı ile yapımcı arasında nasıl dağılacağı ve uyum yükümlülükleri ayrıntılı olarak ele alınmakta; ayrıca belirleyici soru-cevaplara (Ek-1), örnek olay incelemelerine (Ek-2) ve RTÜK’ün gündüz kuşağı programlarına ilişkin etik ilke kararlarına (Ek-3) yer verilmektedir.
Rehberin Kapsamı
Rehber, RTÜK sınıflandırmasında “Gerçek Yaşamlar” program türünün alt sınıfı olarak yer alan ve genellikle canlı yayımlanan reality show programlarını konu edinmektedir. Kapsam yalnızca yayın anıyla sınırlı olmayıp programın hazırlık aşamasını, yayın aşamasını, yayın sonrası aşamayı ve eş zamanlı internet platformlarında yeniden yayımlanma sürecini de içermektedir. Muhatapları ise yayıncı kuruluşlar ile bu kuruluşların iç prodüksiyonları ve dış yapımcılardır.
Rehber, 6698 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ifade özgürlüğü kapsamında kalan ve bu nedenle Kanun’un uygulamasından istisna tutulan işleme faaliyetlerini kapsam dışında bırakmakta; yalnızca anılan istisnanın kapsamında sayılamayacağı değerlendirilen kişisel veri işleme hâllerine odaklanmaktadır. Rehber bağlayıcı bir düzenleme niteliği taşımamakla birlikte, Kurulun şikâyet incelemelerinde esas aldığı ölçütleri sistematik biçimde ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.
Rehberde Öne Çıkan Hususlar
- İfade özgürlüğü istisnasının sınırı bir denge testiyle belirlenmektedir. Basın özgürlüğü kapsamında kişisel veri işlenmesi Kanun’un uygulamasından istisna tutulmakta olup istisnanın sınırını, ilgili kişilerin özel hayatının gizliliğinin veya kişilik haklarının ihlal edilmesi ile eylemin suç teşkil etmesi oluşturmaktadır. Kurul bu değerlendirmede; içeriğin kamu ilgi ve yararı taşıyıp taşımadığı, gerçek ve güncel olup olmadığı ile özü ile biçimi arasında denge bulunup bulunmadığı ölçütlerini dikkate almaktadır.
- İşleme faaliyetinin suç teşkil etmemesi de ayrıca aranmaktadır. İstisnadan yararlanılabilmesi için işleme faaliyetinin Türk Ceza Kanunu’nun 135 ve 136’ncı maddeleri kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi veya ele geçirilmesi suçlarını oluşturmaması gerekmektedir. Ayrıca emniyet güçlerince eşkali yayımlanan kayıp veya aranan kişilerin verilerinin bu programlarda yayımlanmasının, Kanun’un 28’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında Kanun dışında kalacağı değerlendirilmektedir.
- Veri sorumlusu sıfatı somut olaya ve yayıncı-yapımcı sözleşmesine göre belirlenmektedir. Belirleyici ölçüt; programa çıkacak kişilerin kimler olacağı, hangi kişisel verilerin toplanacağı, bu verilerin nasıl, hangi amaçla, hangi yöntemlerle ve ne kadar süreyle işleneceği konularında karar verme yetkisinin kimde bulunduğudur. İç prodüksiyonlarda veri sorumlusu bizzat yayıncı olurken, dış yapımlarda yayıncı ve yapımcının birlikte veri sorumlusu olması mümkündür. Bu sıfat, programın yapım, yayın ve yayın sonrası aşamalarında değişkenlik gösterebilmektedir.
- Birlikte veri sorumluluğu, yükümlülüklerin eşit paylaşıldığı anlamına gelmemektedir. Yayın aşamasında yayıncıdan beklenen sorumluluk daha çok hukuka aykırı işlemeyi önlemeye yönelik teknik tedbirlerin alınması (üçüncü kişinin adının kapatılması, yüzünün buzlanması, konuşmaların sessize alınması veya filtrelenmesi) şeklinde ortaya çıkarken; yapımcıdan beklenen sorumluluk, ilgili kişilerle ilk teması kuran taraf olarak aydınlatma yapılması, gereken hâllerde bilgilendirmeye dayalı açık rıza alınması ve katılımcıların hukuka aykırı paylaşımlarının önlenmesine yönelik idari tedbirlerin alınmasıdır.
- Yayın sonrası aşamada yapımcının sorumluluğu sona ermemektedir. 5846 sayılı Kanun’dan doğan hakların yayınla birlikte yayıncıya geçmesi, yapımcının yayın sonrası sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz. Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 12’nci maddesinin (b) bendi uyarınca aktaran konumundaki yapımcının sorumluluğu devam etmekle birlikte, yayın sonrası süreçte kayıt üzerinde tasarruf yetkisi bulunan yayıncının nispeten daha fazla sorumluluk taşıyabileceği belirtilmektedir.
- Katılımcının alenileştirmesi üçüncü kişilerin verilerini kapsamamaktadır. Katılımcının bizzat kendisi hakkında paylaştığı veriler Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve özel nitelikli veriler bakımından 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendi kapsamında işlenebilecektir. Buna karşılık katılımcıların üçüncü kişiler hakkında paylaştığı verilerin ekranda işlenmesi alenileştirme kapsamında değerlendirilemez; bu veriler ancak üçüncü kişilerin bizzat yayına katılarak kendilerinin paylaşması hâlinde anılan hükme dayandırılabilir.
- Dış yapımdan yayıncıya aktarımda açık rıza gündeme gelebilmektedir. Yayın sinyalinin yayıncıya ulaşmasıyla birlikte hakların yayıncıya geçtiği yapılarda; katılımcılara ait ad-soyad, T.C. kimlik numarası, iletişim bilgileri, fotoğraf, kamera ve ses kaydı, eğitim durumu, meslek ve medeni hâl gibi verileri içeren medya içeriklerinin yayıncıya aktarılması bakımından Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında veya 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan başka bir şart mevcut değilse, ilgili kişiler bilgilendirilerek açık rızalarının alınması gerekmektedir.
- Özel nitelikli kişisel veriler bakımından ek yükümlülükler öngörülmektedir. Aile içi şiddet, ceza mahkûmiyeti, sağlık veya cinsel hayat gibi özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi hâlinde Kanun’un 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki şartlardan birinin bulunması gerekmekte; ayrıca 31.01.2018 tarihli ve 2018/10 sayılı Kurul Kararında öngörülen yeterli önlemlere uygun hareket edilmesi zorunludur.
- Meşru menfaat şartı sınırsız bir yetki tanımamaktadır. Bu şarta dayanılabilmesi için önce veri sorumlusunun ilgili kişinin temel hak ve özgürlükleriyle yarışabilecek düzeyde etkin, belirli ve hâlihazırda mevcut bir meşru menfaatinin bulunduğunun tespit edilmesi, ardından bu menfaatin ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar verip vermediğinin net biçimde belirlenmesi gerekmektedir.
- İmha talepleri hem yayıncıya hem yapımcıya yöneltilebilmektedir. Program kayıtları üzerindeki yetkinin yayınla birlikte yayıncıya geçmesi nedeniyle başvurunun yayıncıya yapılması mümkün olduğu gibi, İmha Yönetmeliğinin 12’nci maddesinin (b) bendi uyarınca yayın öncesinde ve sırasında sorumluluğu bulunan yapımcıya yapılması da mümkündür. Başvuruların en geç otuz gün içinde cevaplanması, Kurul kararlarının ise tebliğ tarihinden itibaren gecikmeksizin ve en geç otuz gün içinde yerine getirilmesi gerekmektedir.
Önerilen Adımlar
- Çekimlere başlanmadan önce yayıncı ve yapımcı arasında kişisel verilerin işlenmesine ilişkin rol ve sorumluluk dağılımının yazılı olarak netleştirilmesi; yapım, yayın ve yayın sonrası aşamaların her biri için veri sorumlusu ve veri işleyen sıfatlarının, birlikte veri sorumluluğu hâlinde ise yükümlülük paylaşımının sözleşmede açıkça düzenlenmesi.
- Programa katılacak kişiler için katmanlı aydınlatma metni ile gerektiği hâllerde ayrı bir açık rıza metni hazırlanması; özellikle dış yapımdan yayıncıya aktarım bakımından açık rızanın belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayalı ve özgür iradeyle alındığının belgelendirilmesi.
- Canlı yayın öncesinde ve sırasında uygulanacak teknik tedbirlerin yazılı bir prosedüre bağlanması; üçüncü kişilerin ad ve görüntülerinin kapatılması veya buzlanması, konuşmaların sessize alınması ya da filtrelenmesi ile yayın gecikmesi mekanizmasının kullanılması ve bu tedbirleri uygulayacak sorumluların önceden belirlenmesi.
- İlgili kişi başvurularının otuz gün içinde cevaplanmasını sağlayacak bir sürecin kurulması; imha taleplerinde arşiv kayıtlarının yanı sıra internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki tekrar yayımların da kapsanması ve verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere İmha Yönetmeliği uyarınca bildirim yapılması.