Bizimle İletişime Geçin
Ana Sayfa/Yayınlar & İçgörüler/Duyurular/YARGITAY 3. HD. 2025/2623 E., 2025/3930 K. SAYILI KARARI
Duyurular

YARGITAY 3. HD. 2025/2623 E., 2025/3930 K. SAYILI KARARI

12.11.2025
Yargıtay 3. Hd. 2025/2623 E., 2025/3930 K. Sayılı Kararı | Metin–Çiçek Avukatlık Ortaklığı · Attorney Partnership
YARGITAY 3. HD.  2025/2623 E., 2025/3930 K. SAYILI KARARDA TBK M. 350/1'E GÖRE, BELİRLİ SÜRELİ KİRA SÖZLEŞMELERİNDE TAHLİYE DAVASI ANCAK KİRA SÜRESİNİN BİTİMİNDE VE BİR AY İÇİNDE AÇILABİLECEĞİNE KARAR VERMİŞTİR.   KARARIN ÖZETİ Davacılar, 15.08.2020 tarihli kira sözleşmesi ile davalının kiracısı olduğu taşınmazı kendilerinin ve müşterek çocuklarının konut ihtiyacı nedeniyle kullanmak zorunda olduklarını, davalıya ihtarname ile taşınmazı tahliye etmesi için süre verildiğini, ancak davalının kiralananı boşaltmadığını ileri sürerek tahliye talebinde bulunmuştur. Davalı vekili ise ihtiyacın samimi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi; kira sözleşmesinin 5 yıllık olup 15.08.2020 tarihinde kurulduğunu, davacıların üzerine kayıtlı başka bir taşınmazlarının bulunmadığını, ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğunu kabul ederek davanın kabulüne ve kiralananın ihtiyaç nedeniyle tahliyesine karar vermiştir. Adalet Bakanlığı ise kira sözleşmesinin belirli süreli olması nedeniyle ihtiyaç nedeni ile tahliye davasının, sözleşme süresi sona ermeden açılamayacağı, davanın süresinde açılmadığının mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle kararın kanun yararına temyizen bozulmasını talep etmiştir.   DEĞERLENDİRME Yargıtay, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi uyarınca, kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut veya işyeri gereksinimi söz konusu olduğunda, belirli süreli kira sözleşmelerinde tahliye davası ancak kira süresinin sonunda ve bir ay içinde açılabileceği; söz konusu süre, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re’sen gözetilmesi zorunlu olduğunu belirtmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, taraflar arasında 15.08.2020 tarihinde kurulmuş ve beş yıl süreli olarak düzenlenmiş bir kira sözleşmesinin mevcut olduğu, kira sözleşmesinin süresi 15.08.2025 tarihinde sona ereceği, ancak eldeki davanın 01.12.2023 tarihinde ikame edilmiş olduğu, kira sözleşmesinin süresi henüz dolmadan açılan bu dava, TBK m. 350’de öngörülen süre koşulunu karşılamadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle, dava açma süresinin dolmadığı hususu mahkemece kendiliğinden dikkate alınarak davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince ihtiyacın samimi olduğu gerekçesiyle davanın esastan kabulüne hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebi bu nedenle yerinde görülmüş ve mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerekmiştir.   HÜKÜM Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebini yerinde bularak, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın sonuca etkili olmamak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363/2. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar vermiştir.