Marka Tescil Başvurusu: Süreç ve Mal ve Hizmet Sınıflarının Seçimi
Ön araştırmadan YİDK aşamasına kadar marka tescil süreci ve 2026/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde mal ve hizmet sınıflarının doğru seçimi.
Marka Serisi — Bölüm 2
MARKA TESCİL BAŞVURUSU: SÜREÇ VE MAL VE HİZMET SINIFLARININ SEÇİMİ
Ön araştırmadan YİDK aşamasına kadar marka tescil süreci ve 2026/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde mal ve hizmet sınıflarının doğru seçimi.
Marka tescil başvurusu, ilk bakışta bir formun doldurulmasından ibaret bir işlem gibi görünse de başvuru aşamasında verilen kararlar, markanın yıllar boyunca sahip olacağı koruma alanını belirler. Özellikle mal ve hizmet listesinin nasıl oluşturulduğu, ileride bir rakibe karşı haklı çıkılıp çıkılamayacağını, markanın iptal riskiyle karşılaşıp karşılaşmayacağını ve tescil maliyetini doğrudan etkiler.
Başvuru Öncesi Hazırlık
Başvurudan önce yapılması önerilen ilk adım, kapsamlı bir ön araştırmadır. TÜRKPATENT veri tabanında ve gerektiğinde ticaret sicili, alan adları ve sosyal medya gibi kaynaklarda aynı veya benzer işaretlerin bulunup bulunmadığının incelenmesi, başvurunun reddedilmesi veya itirazla karşılaşması riskini önceden görmeyi sağlar. Bu aşamada markanın ayırt edici niteliğe sahip olup olmadığı da değerlendirilmelidir; zira yalnızca malın türünü, kalitesini veya niteliğini tanımlayan ifadeler, kural olarak marka olarak tescil edilemez (SMK m. 5/1-b ve c).[1]
Başvurunun kimin adına yapılacağı da önceden netleştirilmelidir. Markayı fiilen kullanacak olan şirket yerine kurucu ortak veya yönetici adına yapılan başvurular, ortaklık ilişkisinin sona ermesi veya şirketin satılması gibi durumlarda ciddi uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.
Marka Türü: Kelime Markası ve Logo
Başvuruda markanın hangi biçimde korunacağının belirlenmesi, koruma kapsamını doğrudan etkiler. Kelime markası ile logo veya şekil unsuru içeren bir markanın koruma kapsamı, otomatik olarak birbirinden geniş veya dar kabul edilmez; her iki durumda da kapsam, tescil edilen somut işaretin ayırt edici unsurları ve bıraktığı genel izlenim üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle kelime unsurunun yalın biçimde ve logonun ayrıca tescil ettirilmesi, uygulamada sıkça tercih edilen; ancak her marka için ayrıca değerlendirilmesi gereken bir yöntemdir.
SMK, sicilde açık ve kesin biçimde gösterilebilmek kaydıyla ses, hareket, renk ve üç boyutlu şekil gibi geleneksel olmayan işaretlerin de marka olarak tescilini mümkün kılmaktadır. Ancak bu tür işaretlerin ayırt edici niteliğinin ispatı çoğunlukla daha güçtür; özellikle malın kendi şekli veya tek bir renk gibi işaretler bakımından, tüketicinin bu işareti bir ticari kaynağın göstergesi olarak algıladığının ortaya konulması gerekebilir. Malın doğasından kaynaklanan, teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şekiller ise marka olarak tescil edilemez (SMK m. 5/1-e).
Varsayımsal bir örnekle açıklamak gerekirse, yeni bir kahve zinciri kuran bir girişimin yalnızca renkli logosunu tescil ettirmesi hâlinde, rakip bir işletmenin aynı kelimeyi farklı bir tasarımla kullanması karşısında koruma kapsamı tartışmalı hâle gelebilir. Aynı girişimin kelime markasını ayrıca tescil ettirmiş olması, bu tür bir uyuşmazlıkta hak sahipliğinin ortaya konulmasını kolaylaştırabilir.
Marka Tescil Süreci ve İnceleme
Başvuru, kural olarak Elektronik Patent ve Marka Başvuru Sistemi (EPATS) üzerinden yapılır. SMK m. 11 uyarınca başvuruda başvuru sahibinin kimlik bilgilerini içeren başvuru formu, marka örneği, mal veya hizmet listesi ve başvuru ücretinin ödendiğini gösteren bilgi bulunmalıdır; ortak marka veya garanti markası başvurularında ayrıca teknik şartname sunulması zorunludur.[2] Yabancı bir ülkede yapılmış ilk başvuruya dayanılarak, Paris Sözleşmesi çerçevesinde altı aylık süre içinde rüçhan hakkı talep edilmesi de mümkündür.
Başvuru, Kurum tarafından önce şekli yönden, ardından mutlak ret nedenleri yönünden incelenir. Bu aşamada ayırt edicilikten yoksun, tanımlayıcı, halkı yanıltıcı veya kamu düzenine aykırı işaretler ile aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetler için önceden tescil edilmiş ya da başvurusu yapılmış markalarla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler re’sen reddedilir (SMK m. 5).[3] Önceki marka sahibinin noter onaylı muvafakatnamesinin sunulması hâlinde, son belirtilen gerekçeyle ret yapılamaz (SMK m. 5/3).
İnceleme sonucunda uygun bulunan başvuru Resmî Marka Bülteni’nde yayımlanır. Yayım tarihinden itibaren iki ay içinde üçüncü kişiler itiraz edebilir (SMK m. 18); bu süre içinde itiraz yapılmaz veya yapılan itirazlar reddedilirse, tescil ücretinin süresinde ödenmesi üzerine marka tescil edilerek sicile kaydedilir. Kurum kararlarına karşı, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde itiraz edilebilir; bu itirazları Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Kurul (YİDK) karara bağlar (SMK m. 20). Kurul kararlarına karşı ise tebliğden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açılabilir (SMK m. 156).[4] Başvuru ve tescil ücretleri her yıl Kurum tarafından güncellendiğinden, işlem tarihinde yürürlükte olan ücret tarifesinin kontrol edilmesi gerekir.[5]
Marka Sınıfı Seçimi
Türkiye, mal ve hizmetlerin uluslararası sınıflandırmasına ilişkin Nis (Nice) Anlaşması’na taraftır. Nis Sınıflandırması toplam 45 sınıftan oluşmakta olup bunların 34’ü mallara, 11’i hizmetlere ayrılmıştır. Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) tarafından yayımlanan 13. baskı 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş; Türkiye’de bu baskıya uyum sağlayan Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2026/2), 26 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.[6] Söz konusu Tebliğ ile bazı malların sınıfları değiştirilmiş olup önceki Tebliğe (2024/2) ve yeni Tebliğe göre hazırlanmış listelerin birlikte bulunması hâlinde yeni Tebliğ hükümlerinin esas alınacağı öngörülmüştür.[7]
Sınıf seçiminde temel ilke, listenin işletmenin mevcut ve makul ölçüde öngörülebilir faaliyetlerini kapsamasıdır. Koruma yalnızca sınıf numarasına göre değil, o sınıfta listeye yazılan mal ve hizmetlerin içeriğine göre belirlenir; aynı sınıfta yer almak, listede bulunmayan bir mal veya hizmetin de korunduğu anlamına gelmez. Örneğin kozmetik ürün üreten bir işletme bakımından 3. sınıf temel sınıf olmakla birlikte, ürünlerini çevrim içi mağaza üzerinden satıyorsa 35. sınıftaki perakende satış hizmetleri; indirilebilir bir mobil uygulama sunuyorsa 9. sınıf, çevrim içi yazılım hizmeti (SaaS) sunuyorsa 42. sınıf gündeme gelebilir. Uygulama yalnızca ürünlerin satış kanalı olarak kullanılıyorsa, asıl koruma ihtiyacı 3. ve 35. sınıflardadır. Bir restoran işletmesi için 43. sınıf temel olmakla birlikte, paketli ürün satışı planlanıyorsa ilgili gıda sınıflarının da değerlendirilmesi gerekir.
Listenin gereğinden geniş tutulması da gereğinden dar tutulması da risk taşır. Dar bir liste, ileride faaliyet alanı genişlediğinde koruma boşluğu doğurur; başvurudan sonra mal ve hizmet listesi genişletilemediğinden, bu boşluk ancak yeni bir başvuruyla ve yeni bir başvuru tarihiyle giderilebilir. Aşırı geniş ve hiç kullanılması düşünülmeyen mal ve hizmetleri içeren listeler ise hem maliyeti artırır hem de kullanmama nedeniyle iptal taleplerine açık hâle gelir. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), mal ve hizmetlerin yeterince açık ve kesin belirtilmesi gerektiğini IP Translator kararında vurgulamış; Sky v SkyKick kararında ise kullanma niyetinin bulunmamasının tek başına kötüniyet oluşturmadığını; ancak başvurunun, üçüncü kişilerin çıkarlarını markanın işlevleriyle bağdaşmayacak biçimde zedeleme amacı taşıdığını gösteren objektif ve tutarlı göstergelerin bulunması hâlinde kötüniyet sonucuna varılabileceğini kabul etmiştir.[8] Bu kararlar Türk mahkemelerini bağlamamakla birlikte, SMK’nın AB mevzuatıyla uyumlu yapısı nedeniyle yol gösterici niteliktedir.
Marka Başvurusunda Sık Yapılan Hatalar
Marka başvurusunda sık yapılan hatalar şunlardır:
- Ön araştırma yapılmadan başvuruda bulunulması.
- Yalnızca sınıf başlıklarının seçilip işletmenin gerçek faaliyetine uygun alt kalemlerin gözden kaçırılması.
- Logolu başvurularda kelime unsurunun ayrıca korunmasına ihtiyaç bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi.
- Rengin ayırt edici bir rol oynamadığı hâllerde marka örneğinin renkli verilmesinin koruma kapsamına etkisinin değerlendirilmemesi.
- Kurum yazışmalarındaki sürelerin kaçırılması.
Bunlara ek olarak yurt dışında faaliyet planlanıyorsa, yabancı ülkelerdeki başvuruların zamanlaması da önem taşır. Türkiye’deki başvuruya dayalı olarak rüçhan hakkından yararlanılabilecek altı aylık süre kaçırıldığında, aradaki dönemde üçüncü kişilerin aynı ülkelerde başvuru yapma riski doğabilir. Madrid Protokolü kapsamında uluslararası başvuru imkânı da bu planlamada değerlendirilmelidir.
Sonuç
Marka başvurusu, markanın ileride sahip olacağı koruma alanının çizildiği aşamadır. Ön araştırmanın yapılması, başvuru sahibinin doğru belirlenmesi, mal ve hizmet listesinin güncel sınıflandırma Tebliği esas alınarak işletmenin faaliyetleriyle uyumlu biçimde hazırlanması ve sürelerin titizlikle takip edilmesi, sonraki uyuşmazlıkların önemli bir bölümünü baştan önleyebilir. Her başvurunun işletmenin somut iş modeli dikkate alınarak ayrıca planlanması gerekir.
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut olaylarda sonuç; olayın özelliklerine, delil durumuna ve güncel mevzuat ile yargı uygulamasına göre farklılık gösterebileceğinden, işlem yapılmadan önce uzman hukuki destek alınması önerilir.
[1]6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK), RG 10.01.2017, S. 29944, m. 5/1-b ve c. Kullanım sonucu ayırt edicilik kazanılması hâlinde bu bentlere dayalı ret yapılamayacağına ilişkin istisna için bkz. SMK m. 5/2.
[2]SMK m. 11/1. Başvuruya ilişkin ayrıntılı usul kuralları Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te (RG 24.04.2017, S. 30047) yer almaktadır.
[3]SMK m. 5/1. Kurumun inceleme uygulaması için ayrıca bkz. TÜRKPATENT, Marka İnceleme Kılavuzu (güncel sürüm), turkpatent.gov.tr.
[4]SMK m. 18, m. 20 ve m. 156. Sürelerin başlangıcı ve hesaplanmasında Yönetmelik hükümleri ile tebligat tarihleri esas alınmalıdır.
[5]Ücretler, Türk Patent ve Marka Kurumunca ilgili yılda uygulanacak ücret tarifesine ilişkin tebliğ ile belirlenmektedir. Yayım ve işlem tarihinde güncel tarife turkpatent.gov.tr üzerinden kontrol edilmelidir.
[6]Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ (TÜRKPATENT 2026/2), RG 26.02.2026, S. 33180.
[7]Örneğin kara taşıtlarına ait debriyaj balataları 12. sınıfa, yangın söndürme araçları 9. sınıftan 12. sınıfa aktarılmıştır. Bkz. Moroğlu Arseven, “Nice Classification 13th Edition Adapted to Turkish Domestic Law”, 2026, morogluarseven.com; World Trademark Review, “Fresh Turkish goods and services classification introduces key changes to trademark system”, 2026.
[8]ABAD, C-307/10, Chartered Institute of Patent Attorneys (IP Translator), 19.06.2012; ABAD, C-371/18, Sky plc ve diğerleri v SkyKick UK Ltd ve diğerleri, 29.01.2020.