Bizimle İletişime Geçin
Ana Sayfa/Yayınlar & İçgörüler/Duyurular/Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Uyarınca Yapılan Başlıca Değişiklikler
Duyurular

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Uyarınca Yapılan Başlıca Değişiklikler

22.11.2020
Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Uyarınca Yapılan Başlıca Değişiklikler | Metin–Çiçek Avukatlık Ortaklığı · Attorney Partnership

28 Temmuz 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca, duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli yapılması halleri arasına, "yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin bulunması" hali de eklenmiştir. Bu durumda, duruşmaların bir kısmı veya tamamı gizli yapılabilecektir. Hâkimin reddi nedenleri arasına, daha önce aynı uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış olma da şartı da eklenmiştir. Hâkimin reddine ilişkin merci kararlarına karşı dava konusunun miktar ve değerine göre derhal istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilecektir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklayacak ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar edecektir. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan tarafın yeniden süre isteyebilmesi mümkün olacak ve bu şekilde mahkeme tarafından verilecek ikinci süre kesin olacaktır. "Toplu Mahkemelerde Tahkikat" başlıklı yeni düzenlemede, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen delil tespiti, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma tedbirleri de dahil olmak üzere toplu mahkemenin görevine giren dava ve işlerde tüm yargılama aşamaları heyet tarafından yerine getirilecek ve karara bağlanacaktır. Mahkeme, tahkikatın bittiğini bildirdikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçecek ve bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma 2 haftadan az olmamak üzere ertelenebilecektir. Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebileceklerdir. Celse harcı yargılama giderleri Kanun kapsamından çıkarılmış olup, yerine başvurma harcı eklenmiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilen taraf; bu karar yüzüne karşı verilmişse doğrudan istinaf kanun yoluna başvurabilecek olup, yokluğunda ilgili kararların verilmesi durumunda öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz edebilecektir. İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyet edilmesi üzerine, 6 aya kadar disiplin hapsi yoluyla cezalandırılabilecektir. Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında istinaf yolu değil, temyiz ve tashihi karar kanun yolları uygulanacaktır. Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunluluğu getirilmiştir. Kadastro mahkemesinin verdiği kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf veya temyize başvurulabilecektir. Ticaret mahkemelerinde tek hakimle görülebilen dava ve işlerin parasal sınırı 300.000 liradan 500.000 liraya, ticari davalarda uygulanan basit yargılama usulüne ilişkin parasal sınır ise 100.000 liradan 500.000 liraya çıkarılmıştır.