Bizimle İletişime Geçin
Ana Sayfa/Yayınlar & İçgörüler/Duyurular/ANAYASA MAHKEMESİ MÜLKİYET HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİNE KARAR VERDİ
Duyurular

ANAYASA MAHKEMESİ MÜLKİYET HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİNE KARAR VERDİ

04.06.2024
Anayasa Mahkemesi Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine Karar Verdi | Metin–Çiçek Avukatlık Ortaklığı · Attorney Partnership
Başvuru, kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla ilgili olarak tahakkuk ettirilen borca ilişkin menfi tespit davasında aboneliğin sonlandırılması yönünden aboneye ölçüsüz külfet yüklenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu ilk olarak yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.  Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Başvurucunun şikâyetlerinin esas itibarıyla mülkiyet hakkını ilgilendirdiği anlaşıldığından bütün şikâyetlerin mülkiyet hakkının ihlali iddiası kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür. Somut olayda davalı Şirket tarafından başvurucu adına borç çıkarılması suretiyle mülkiyet hakkına müdahale edildiği, kamu makamlarınca doğrudan yapılan bir müdahalenin mevcut olmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla başvuruda, devletin mülkiyet hakkına ilişkin pozitif yükümlülükleri yönünden inceleme yapılmıştır. Devletin mülkiyet hakkının korunmasına yönelik pozitif yükümlülüklerinin, özellikle usule ilişkin güvenceler sağlayarak adil bir hukuki çerçeve oluşturmak ve bireylerin mülkiyet haklarını etkin bir şekilde savunmalarını sağlamak amacıyla yargısal ve idari makamların görevlerini yerine getirmesini içerdiği belirtilmiştir. Anayasa'nın 35. maddesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahalelere karşı etkin bir savunma hakkını güvence altına almaktadır. Özel kişiler arasındaki mülkiyet uyuşmazlıklarında ve kamu gücü kullanımı durumlarında da mülkiyet hakkının korunması için usule ilişkin güvencelerin önemli olduğu vurgulanmıştır. Tarafların menfaatlerinin adil bir şekilde dengelenmesi ve her iki tarafın da adil bir sonuç alması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Somut olaydaki öncelikli meselenin, aboneliğin iptali hususunda başvurucunun gecikmeyle de olsa yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine ilişkin olduğu belirtilmiştir. Yargıtay Dairesi, söz konusu belgenin gerçekliğine dair eleştiri getirmemiş, söz konusu kâğıdın davalı kayıtlarında bulunmamasına, dolayısıyla aboneliğin devam etmesi olgusuna üstünlük tanımıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararıyla ilgili olarak başvurucunun abonelik fesih belgesinin sahihliği konusunda yeterli değerlendirme yapılmadığı ve belgeyi dolduran ve imzalayan şirket yetkilisinin beyanlarına yeterince önem verilmediği belirtilmiştir. Ayrıca, şirkete ait kayıtların doğruluğunun başvurucuya yüklenmesinin aşırı bir külfet olduğu ve bu durumun her iki tarafın menfaatlerinin dengelenmesi ilkesine aykırı düştüğü vurgulanmıştır. Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi başvurucunun mülkiyet hakkının korunması için gerekli adımların atılmadığı ve hakkaniyete uygun bir karar verilmediğini belirterek mülkiyet hakkını ihlal edildiğine 10/1/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar vermiştir. İlgili kararın detaylarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Layout 1 (resmigazete.gov.tr)